Cumartesi, Mayıs 10, 2014

galiba hamama gitmeliyim!



gözlerim kan çanağı.. burnumun tam orta yerinde, kemiğe montajlanmış bir sivilce peydah oldu.. ama olsun gözlerim yine de kan çanağı.. yorgunum..

havaların anası nadasa alınmış gibi.. kafayı tırlatmayan kesin kıçını üşütür bu buhranın ortasında.. mayıs'tan mıdır bilinmez ama çiçekler yeşermiş.. ama olsun.. hava, külaha konan tezek kıvamında.. 

ulen kaç gündür bir soluk alamadım şurada.. içine nane koduğumun müşterileri.. alayı arıza mangasının son neferi.. beni çıldırtmak üzere ayarlanmış, ayarsızlar! lan otel burası, otel! sıçmık suratlı, güftesi bozuk berduşlar! ulan tatile bela aramaya mı geldiniz!

şimdi size madde madde saysam hadi ordan, bi' s.ktir git! ve bilimum özverili kelimeleri dökersiniz bana.. ahanda madde madde başımdan son birkaç günde geçen medeniyetler çatışmalarını yansıtıyorum..

günlerden son günler..

  •  che pasaportlu anne kız.. yani isviçreli.. 15 odayız biz.. doluyuz.. yolda kavgaya tutuşmuşmuşlar.. yaşları 80'e 60.. suratları mayın tarlası! zaten elinin körü bi' saatte uçaktan inip geldiler.. ulan ne ara kavga ettiniz! menapozunuz bile eski toprak!! check-in işlemlerini şipşak 17 saniyede tamamladım! odalarına çıkarmam 30 saniye! merdivende başladılar fransız aksanlarıyla! zis ziss ee jö mü le ee .. ananın! tutturdu öteki "ben bunla aynı odada kalmam diye.." saat ebesinin zillerini çalıyor.. kaç oğlum sezer.. vur şunları kaç! odaya attığım gibi çantaları 4er 4 er iniyorum merdivenleri! sabah tek celse de boşadım bunları!
  • öküzden bozma bir avusturyalı.. yolda çantasının kulpunu kırmış.. check-in'lerini yaptm odaya soktum..  gerisin geriye geldiler.. adam çantasını önüme attı gayet en hayvani dışkılarıyla! yap getir odama koy! zaten avea bi' dünya olan beyin loblarım, çantaya bildiğin gelişine çaktı voleyi! karısı da yanında.. korktular.. şekeri alınmış çocuk gibi süzüldüler odalarına.. ertesi sabah bana çikolata verdiler.. hard seviyorlar demek ki!
  • bi' güzide fransız çifti.. odanın orta yerinde dikilmişler.. mal mal düşünüyorlar.. burası neden karanlık! allahım delirecem! ışığı yaktım, odayı ateşe verdim kaçtım!!
  • polon asıllı, babası isviçreli kendisi ne bok olduğu belirsiz bir paranoyak aşifte.. daha merdivenlerden çıkarken odamı beğenmedim dedi ya la!! çüş, ayı! bi' odayı görseydin.. 4 günde 3 kez oda değiştirdi ve sonunda düğün alayıyla uğurladık otelden! günde abartısız 20 bardak lavazza kahve içen bir karıdan bahsediyoruz.. sağ gözüyle bana bakarken, sol gözüyle yerleri inceliyordu.. ilk defa korktum!
  • karşı otelde mustafa abi var.. yanında soluk alayım dedim.. gözüm kameralarına takıldı.. takılmaz olaydı! terasda full hd yayındayız! bir beyin entarisi geçirmiş amerikanyalı teyze.. tam 10 dakika damacananın başında dikildi.. bir eğildi bir kalktı, çıkamadı işin içinden! lan! öldürecem kendimi! birşey bulmuş gibi telefona sarıldı ve resepsiyonu aradı.. buradan nasıl su içiyoruz! mustafa abi sabırlı adam.. uygulamalı gösterdi kadına.. bir bardak verip hızla uzaklaştı.. o inerken kadın halen damacanayı inceliyordu!!
  • arjantinli bir çift.. kadının surat bület ersoy gibi! işlemlerini yaptım odalarına soktum.. tam o check-in'ler bitti diycem.. herif valiziyle dikildi karşıma! lan n'oldu amk! karısıyla kavga etmiş!!! lan  odaya sokmam 15 saniye.. odadan çıktım resepsiyona geldim.. aradan taş çatlasa 40 saniye daha geçse.. ulan sizi beni delirtmek için mi yolladılar! yer olmasına rağmen yerimiz yok dedim başka.. adam blöfü gördü ve çantasini alarak karanlığa karıştı! sabah işbaşı yaptığımda kol kola odadan çıktılar!!! hay ananızın! gareziniz bana mı lan!
  • tek bir tane sorunsuz fransız müşterimiz vardı.. ağzı var dili yok.. hatta teşekkür filan ettiler.. çok güzel otel, very kindsınız filan falan.. anladım.. geliyor birşeyler! odamın camını açamadım, bunun için "réduction" yapmalısınız dedi ya la!! yani indirim istiyor haspam!! olduğum yerde dikildim kaldım birkaç saniye.. ben onlara, onlar da bana baktılar.. dokunsalar ağlıcam.. bu da mı gol değil bee.. bu da mı!! klasik fransız oyunları.. soktum bunları odaya.. hangi cam dedim! elimi uzattım kolu çevirdim.. açıldı cam! sonra aksanına sıçtığımın malı "aa deco.. sörry.. tıgrabiyen.. jö möö.." lan s.ktir git!..
  • bir mal kadın destanı var son olarak.. oda değiştirecek.. biliyor.. kırk kere de hatırlattım.. sonra dışarı çıkacak.. anahtarını uzattı.. ben çantalarımı toparladım bir araya koydum.. siz odamı değiştirisiniz dedi.. ulan dedim ne iyi kadın.. toparlamış herşeyini.. teşekkür ettim aldım anahtarı.. bu mal karı çıkmadı oturdu resepsiyona.. ben de aldım anahtarı odaya çıktım, çantaları alıcam.. çünkü oda temizlenmesi lazım, yakın zamanda odaya check-in gelecek.. slow motion'da kapıyı araladım.. allahım bu ne!! öleydim daha iyi! allahım ölmek istiyorum.. allahım günahım ne.. off öldüm sayın siz.. ölüyüm o anda.. tamam len sabırsızlanma.. kadın sen bir çanta dolusu rengarenk slip donu yıka, odanın her tarafına as!!!! her taraf fosforlu don! allahım ölecem ya! bu ne ya! her tarafta bir ıslaklık, küflü bir koku.. karı odayı laundry servise çevirmiş.. gerisin geri indim.. sinirli bir şekilde.. dedim bu ne rezalet.. hani çantanızı toplamıştınız?? ortalık salı pazarı lan! kadın o kaba alman aksanıyla gözlerini şişirere "" aaa ben onları toplamamış mıyım.. hay allah görmemişim" edasında mıygıy yaparak çıktı odaya!! ulan abartısız 10 tane donu ne bulduysan üzerine asmışşsın! allahım o fosforlu donlar kabusum oldu! gözümün feneri söndü!!!
hadi sen şimdi bana sen abartıyorsun de.. BSG de.. cafer'in çilesini geçtim bu hafta.. neyse ki tatile giden arkadaş gelecek ve tatile çıkacam bir sonraki yazımda tanısacağınız yarenimle.. biraz ayılmam lazım.. bayılsam da olur.. bi' süre ya.. sdece bir an.. küçücük, nokta kadar.. lan tamam uyusam da olur, deliksiz!

                                                                                                          

günün bilgisi: natır ve tellak; hamamda çalışan ve müşterileri keseleyen, yıkayan bayanlara natır, erkeklere ise tellak denilmektedir.

Perşembe, Mayıs 01, 2014

ranza: küfür edicem bak!


sabah yine uyandım.. sağımda duvar yok artık.. yatağım, yastığım, odam.. hep değiştiler.. duvar da soluma denk geliyor.. hoş sağımdan da kalkamıyorum.. 

ranzanın tepesine; tavan arasına bi dudak mesafeye tıkışıp kaldım.. herşeyim değişti.. kimyam da dahil.. gerçi lisede kimyadan çakmıştım.. neyse!

dedim ya sağ/sol meselesi değil.. abicim nasıl anlatayım şimdi ben sana! öyle böyle değil.. yataktan; yılan edasında, ayak uçlarıma doğru, popo üzerinde sürtüne sürtüne çıkıyorum.. mübarek tam tepemde tavanın kirişi de var.. sabahları öpüşüyoruz resmen! arada kafama vurup 'kalk ulen!' dediği de olmuyor değil.. 

hem sonra öyle gıcık merdivenleri var ki! 'düşeyazdım' gibi abidik fiil çekimlerini hergün çekiyorum! en son aşil tendonuma öyle bir madik attı ki şerafettin! 

..neyse, etmiycem küfür!

bakın daha uyanamamışım halbuse.. daha işe gidicem! bi' ranza ömrümü yedi!

laroş'la yüzümü tazyikledikten sonra osura osura otobüse yollandım.. vallahi osura osura.. çok gazım var! ciddiyim.. sağa sola bakıyorum, ortalık sakinse 'zart' diye bırakıyorum.. yoksa gaz ağrısı öldürecek beni.. kokusu yok meretin.. gaz işte.. kıvrandırıyor sadece..

a ve b şehirleri gibi iki durak arası.. daha ikinci durağa gelmeden gözler söndürüyor feneri.. bir teyzenin böğrümü delen dirseğiyle ayılıyorum hûlyamdan! manyak mısın be kadın? zorun ne sabah sabah! sana yer verenin ağzına sıçsınlar! kahpe bizans!

perdeleri indiriyorum yine.. kafam uzun süredir bomboş.. yemin ediyorum bak! hani düşünmeden duramayan dimağ denen yaratık var ya.. hani her salisesinden kıçından abuk sabuk düşüncelere akan zımbırtı! ben de uzun süredir çalışmıyor.. lan yemin ederim .. uyku çekiyor canım sadece.. bunun kimseyle alakası yok.. ya da var.. banane! size ne hatta! osuruktan işler.. 

sırf can sıkıntısından beslenen insanlar var.. hayatı sıkıntıyla yozlaşmış.. kavurma olmuş.. iyi de ben kavurma sevmem ki!  vejeteryanım ben! ama tavuk yerim.. tavuğu severim! hatta yakından gıdaklamaya başlıycam o derece!

ben uzun süredir ne yaptığımı bilmiyorum.. yani bana sen o'sun bu'sun demek kimsenin haddine değil! biraz susun bi' zahmet! 

ben; sabahları genelde işe geç kalan, otobüste-tramwayda uyuklayan, çokça kitap okuyan, bol bol esneyen-gezen, kendi halinde sadece bir adem oğluydum.. kendimce egolarım, ihtiraslarım olabilir.. buna müdale de ne!

şimdilerde çokça uyumaya çalışan ama uyuyamayan, yorgun, bezgin, manasız, sıradan, ne bi' satır okuyan ne de yazan, çareyi drogba yerine küfür de arayan! sıradanın da ötesinde, stresle, hengameyle, avadan işlerle müşkülpeset bi' zombiyim.. 

merhaba.. eksik ya da hatalı numara çevirdiniz.. aradığınız cemil'e şuanda ulaşılamıyor.. size şimdilik bu kum torbasını bağlayalım biraz onunla yumruklaşın.. ama dikkat edin, sert vurursanız kum torbası üzerinize yıkılabilir!

                                                                                                                      

günün bilgisi: 1 mayıs 'işçi bayramı' ülkemizde ilk olarak 1923 yılında resmi bir şekilde kutlanmıştır.. daha sonra 2008 yılında adı 'emek ve dayanışma günü' şeklinde değiştirilmiştir. 2009 yılından itibaren de resmi tatil olarak ilan edilmiştir.
günü şarkısı: Ajda Pekkan - Sana Ne Kime Ne



?

Fotoğrafım
İstanbul, Tokat, Turkey
ben sezer; klasik uygulamalı, güdüsel bir hamle sonucu, anında dünyaya gelip, henüz olunmayan bir pratiğe zorunlu olarak itilmiş, nüfusa ilave bir insan..