Perşembe, Mart 29, 2012

s'ius yollarda!..


bir gün çantasını sırtlanıp yollara düşmek, bambaşka şehirlerde günü kucaklamak herkesin gizinde yatandır.. yatan aslanı uyandırmak yerine çoğu zaman pışpışlayıp duruyoruz.. nitekim aynı senaryoyu yıllardan beri yaşıyorum..

zaman küçükken yakalıyor seni.. sosyal ve ekonomik tabanlı bir çok nedenden ötürü küçüklük de yaşamıyoruz aslında.. nerede o misket yuvarlayıp ardına saklandığın ağaçlar.. neyse, sürekli bozuk plak gibi geçmişe içerlenip de serzenişlerimi serpiştirmek değil bu sefer niyetim..

çoook uzun zamanlardır hayâlini kurduğum bir hayatın eşiğine doğru hızla ilerliyorum.. bundaki temel etken tabii ki iyi bir işimin ve mükemmel çalışma şartlarının olması.. artık küçücük çantamı sırtlanıp hayaliyle sabahladığım diyarlara kulaç açabilecek noktadayım.. ki ilk adımlarını bu yılın ilk çeyreğinde attım diyebilirim.. 

ocak-şubat dönemecinde çantamı sırtlanıp avrupa'nın yollarına düştüm.. ilk defa dışarı çıkan bir insan için çok heyecan verici ve de bol maceralı olduğunu söyleyebilirim.. velhâsıl kelâm, bundan böyle arada bir gezindiğim yerlerden ilginç notları da paylaşmaya başlıyacağım blog üzerinden.. 

pek yakında belçika, fransa, lüksemburg, almanya ve devamında hollanda'yı yazıya dökmeyi düşünüyorum.. dönem ilerledikçe buna tayland seferi de eklenecek.. haa tabii ki de çiçek ülkemin arşınlanmış yerleri de zaman zaman yer bulacak..

şu satırları yazabilmenin verdiği hazdan insanın başı dönebiliyor çoğu zaman :) artık kendime bir "backpackers" diye hitap ediyorum.. hoş bu ismi bana geçen gün tanıştığım karaderili avustralya'lı müşterimiz taktı :p birlikte uzunca sohbetler ettik tayland'ın kızları ve yemekleri üzerine.. kızlar uzun bir bölümünü alsa da kurbağadan timsah'a uzanan yiyecek yelpazemizin benzerliği uzunca kahkahalara neden oldu :)

daha fazla uzatmak istiyorum aslında ama sıkıcı olacağından ilk olarak "belçika" notlarıyla bir anlamda blog'a geri dönüş yapmak ve yeniden can vermek istiyorum.. o anları tekrar hatırlama olanağını vereceği için şimdiden heyecanlıyım.. bakalım bakalım yolda neler yapışmış ayakkabımın tabanlarına.. esen kalın :)

                                                                                                                

günün bilgisi: endonezya; güneydoğu asya ve okyanusya'da yer alan bir ülkedir.. 230 milyon nüfusuyla dünyanın en kalabalık müslüman ülkesi olmasının yanı sıra toplam 17.508 adadan oluşmaktadır!
günün şarkısı: Haluk Levent - Sen Gidince

fotoğraf: belçika - brugge'de çekilmiş olmakla birlikte sequieros'a teşekkür ediyoruz..

4 yorum:

  1. Çok ilginç bir blogunuz var :))blogunuzun ismi neden sucuklu armut merak ettim dogrusu :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. vallahi blog ismi çala-saçmalaya çıktı ortaya.. gecenin bi' vaktinde çakırkeyf gezilen bi' üniversite anındaydık.. aniden yolumuzun üzerinde beliren seyyar meyvacı "gelin gençler armudun ciğerlisi bende!" diyerek seslendi.. nasıl olduysa muhabbet benim "sucuklusu da varmı?" sorusunun üzerinden de geçti ve o gün bu gündür saçmalıklarımın çatısının oluşturuyor :))

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. teşekkürler.. yollar kaybolmadığı sürece iz peşinde koşucaz :))

      Sil

yok mu 0.7 ucu olan?

hiç fark etmez aslında 0,5 yada 0.9 olması..

orta kara olsun diye 0.7..

şayet kalem traşınız varsa, o da fena derecede iş görür :)

neyse işte, korkma.. yaklaş!..

?

Fotoğrafım
İstanbul, Tokat, Turkey
ben sezer; klasik uygulamalı, güdüsel bir hamle sonucu, anında dünyaya gelip, henüz olunmayan bir pratiğe zorunlu olarak itilmiş, nüfusa ilave bir insan..