Perşembe, Eylül 09, 2010

göksel..


milenyumu geride bırakalı henüz bi yıl filan olmuştu.. sağda solda "depresyondayııım unutuuuldum.." türevinden bi nağmedir esip duruyodu..  üstüne bide "pişmaan olacaksın günün biriindeee" diye gürleyince, "ulan bu olsa olsa müslüm gürses'in dişi versiyonudur" diyerekten üstünde pek durmadım..

aradan iki yıl göksel'den bihaber geçti çarçabuk.. zira çoktan etiketi koymuştum "müslüm'ün dişisi" diye.. burda amacım müslüm gürses'i yermek felan değil haa sakın o yana sürüklenmesin saçma senfonim!.. neyse.. üçüncü albümünü piyasaya çıkarmştı bu yıllarda.. nitekim ilki 97'de çıkmışta haberim yok!.. üstüne üstelik sezen'in "kurşuni renkler"ini ne de güzel yorumladığından bihaberim.. ne de güzel vurmuştu beni "kız gibi" parçasında.. ne diyordu bi kulak verelim; "ne bebeğim ne balonum, kumdan kale oyunum.." sonrasında üstüne titremeye başladım göksel'in.. ona nasıda eşeklik ettiğimi yıllar sonra anladım.. hızla albümlerini edinerek bi çeşit özür diledim zâtialilerinden.. 

yıllar hızla debelenirken ben göksel hastalığına yakalanalı bi kaç sene olmuştu.. ikibinbeş yılı geldiğinde göksel "arka bahçem" albümünü piyasaya sürdü.. henüz üniversitenin ilk bi kaç yarı yılı geride kalmıştı.. kulağımda "benden geçti aşk" tırıvırıları.. en sonunda da "saadet şerbeti" ne de güzel cuklama oturdu hayatıma..

yıllar geçtikçe göksel'in tarzıda oturmaya başladı.. şimdiye kadar sadece sesiyle ve sanatıyla meşgul olan ben, bi müddet sonra göksel'in esrarengiz güzelliğinin farkınada vardım.. iri gözleri ve hacminden ağır kafasının uyumu değişik bi silüet oluşturdu gözümde.. tatlı dilide bilmukabele buna eklenince peyder pey bağlanıverdim göksel'e.. 

"ne gelir ki elimden, sunduğum çiçeklerden istiyorsan bi parça... dünyaa dünyaaa dünyaa... ölümle aşk arası bu incecik sınırda, arıyorum kendimi dağınık duygularla..."

ikibinyedi yılıda çarcabuk geliverdi.. göksel iyice oturan tarzı eşliğinde "ay'da yürüdüm" adlı dördüncü albümünü çıkardı.. göksel'in en sevdiğimin albümü bu oldu.. baştan sona enfesler.. "aklımın oyunu bu sahici değil, bilirim çok saçma ama elimde değil.. ne uyur ne uyutur düşmana benzer.. pusuda bekleyen şeytana benzer.. " çok kötü şeyler parçasından eşsiz bi yorum.. sabrettim, yarabbi şükür, adım adım diğer hit olan parçaları..

yıllar ikibindokuz'u gösterdiğinde "mektubumu buldun mu" albümünde türk müziğine damgasını vuran 70'lerin eşsiz parçlarını seslendirdi.. sesinin yumuşaklığının nostalji rüzgarıyla buluşması beni tam olarak bitirdi diyebilirim.. bilemedim, inanmam, ağlamak güzeldir ve tabiki baksana talihe en gözde yorumları.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yok mu 0.7 ucu olan?

hiç fark etmez aslında 0,5 yada 0.9 olması..

orta kara olsun diye 0.7..

şayet kalem traşınız varsa, o da fena derecede iş görür :)

neyse işte, korkma.. yaklaş!..

?

Fotoğrafım
İstanbul, Tokat, Turkey
ben sezer; klasik uygulamalı, güdüsel bir hamle sonucu, anında dünyaya gelip, henüz olunmayan bir pratiğe zorunlu olarak itilmiş, nüfusa ilave bir insan..