Pazartesi, Ocak 25, 2016

kış baharı..


kışlar kışların ardından..

yakasından hiç eksiltmediği beyaz/sümüklü mendilini aramaya koyuldu.. gözleri iyi seçemiyor, eline aldığı her nesnede bir türlü aradığını bulamıyordu..

nasırlanmış elleri neden sonra tozlaşmaya yüz tutmuş komodini yokladı.. kırık vazoyu bir güzel ayaladı.. yere düştüğü an belirdi kısık gözlerinin ardında. sonra yediği zılgıtlar.. kurumuş, sarı pofuduklarının etrafa uçuştuğu papatyaları içine çekti buram buram..

 unuttu neyi arandığını..

tıpkı düşe yatarcasına her şeyi sil baştan aldı.. önce ne aradığını düşünmeye çalıştı.. sonra  uçup gitti elleri  nesnelerin koynu sıra..

unuttu..

elinde,  ne zaman çürüdüğü belli olmayan limon kabukları belirdi.. ağzı sulandı istemsiz yere.. koklamaya çalışsa da artık uçup gitmişti o ekşimsi zarafet.. 

duruldu.. uzandı..

... pencereden içeri sızan ışıkların, tüllerden, koyulaşarak odasına doğru süzülmesini izledi.. belli belirsiz oyunlar oynadı dimağı.. sulu sepken süzüldü meramı ansızın.. çiy deryasına kulaç açtı.. balık gibi yumuldu ağzı..  avurtları körüklenerek çürümüş nefesini dışarıya attı..

koştu.. düştü.. kalktı.. koştu..

uykuyla uyanıklık arasında mayış mayış gerindi yatağın içinde.. kolunu çıkardı.. nasırlı elleriyle yatağın sağrısını yokladı.. zımpara edasında sesler doldurdu zihnini.. soğuktu yanı.. ellerini geri topladı, omuzlarına düğümleyerek büsbütün gömüldü yatağına.. üşüdü..

mevsim kış olur hani..  

                                                                                                    

günün bilgisi: çoban yıldızı olarak bildiğimiz ve birçok defa dile getirdiğimiz şey aslında venüs'tür.. yani venüs'e çoban yıldızı denilmektedir. 
günün şarkısı: Leman Sam - Kıyamam Sana

Cumartesi, Ocak 09, 2016

Kuşlar - Şaban Öztürk



beyazıt sahaflar çarşısını terk edeli çok oldu.. kitap lazım geldiğinde uğramıyorum oraya pek.. yalnızca biriktirdiğim dostlarıma ziyarete gidiyorum arada.. zira kpss ve bilimum sınav kitapları satan dükkanlar eşliğinde dejenere oldu orası.. 

darlandığım zaman kitap kurcuklamak için uzun süredir beyoğlu-taksim civarına gidiyorum.. o eskimiş, şekerimsi kitap kokusunu orada bulabiliyorum bir süredir.. tanınmamış yazarların sümenaltı edilen bir çok emeğini bulup çıkarıyorum.. okuyorum.. okuyorum..

öyle ya.. resmen okuma bayramındayım bu ara.. iki senedir paslanan dimağım neredeyse her güne bir kitap sığdırıyor.. bir gün yirmi beş saate çıktı bile bende!

geçtiğimiz günlerde martı kitabını okumuştum.. jonathan'ın hikayesi.. kuş gözüyle kendi alemleri.. bu defa tesadüfi şekilde 4 kitap 10 liraya bir dükkandan, takımı tamamlamak için aldığım benzer bir kitap çıktı karşıma..

çok felaket ön yargıyla, istemeyerek aldım kitabı, diğer 3'ünü tamamlamak için.. ön yargımın sebebini "kesin martı kitabından hacılanmıştır" işgüzarlığım oluşturmaktaydı.. aynı martı kitabında olduğu gibi bu kitabın da içinde çizimler vardı.. ve kuşların fısıltıları kendi dilleriyle anlatılıyordu.. 

efenim kitabın ismi kuşlar ve yazarı da şaban öztürk.. şimdiden özür diliyorum kendilerinden.. o önyargı denen musibetin tecellisi bütün bu evhamlar.. kitabın martı kitabından hacılandığı filan yok.. tamamen benim vesvesem.. aksine kitap bizden.. karakterleri meraklı kuş ve suteni gibi içimizden.. yabancılık çekmiyor insan..

kuşların göç merasimi sırasında yaşadıkları, beklentileri, insan ırkının mezalimi gibi konular, kuşların kendi penceresinden ele alınıyor.. bu noktada bir şeyi daha belirtmeden geçemiycem.. martı kitabıyla benzerlikler yok mu? var! kitaptaki meraklı kuş karakteri neredeyse jonathan karakteri gibi benzer özellikler taşıyor.. yalan değil.. 

kitap oldukça akıcı ve sıkılmadan ilerlemenizi sağlıyor.. kitabın sonunda da bir sürpriz var ve siz kitabın aslında 2 sonla bittiğini,  yani nasıl bittiğini tam kavrayamıyorsunuz.. kitabın sonu tamamen okuyucunun hayal dünyasına bağlı.. bu bakımdan biraz can sıkıntısı vermiş olsa da (sonunu anlayabilmek için son sayfaları 2 3 kez okumak gibi) değişik bir lezzet sunduğu kesin..

kitap, değişik lezzet arayanlara iyi gelecektir.. devamlı aynı tarz okuyup sıkılanlar, bilinmedik kitaplar okumak isteyenler okumalılar bence.. kitaba 10 üzerinden 7 vererek ayracıma takılanları sıralıyorum.. esen kalın :)

  • Mutsuzluk yüzü ağırlaştırır! Ağırlaşan yüz daha da derine batar! | s.22
  • Hayat yargıların hem oluştuğu hem de sınandığı alandır, yeter ki sınanacak kadar şansımız olsun. | s.25
  • Olanı olduğu gibi kabul etmek bizden ne eksiltir ki kendi güzelliğimizin hayranlığını yansıtan aynanın sırrından başka? | s.44
  • Tanımlanmış tehlike önlem almanın yolunu açar. | s.45
  • Bazen tümümüz acı verdiği için gerçeklerden kaçarız. Ne kadar sahte ve geçici olduğunu bilsek de bizi o anda mutlu eden şeylere yöneliriz. | s.84
  • Sorunu çözmenin en kesin yolu ona hiç bulaşmamaktır. | s.85-86
  • Bakıldığını anlayan aynı zamanda bakıyordur. | s.88
  • Uğurlamak kendilerini beklemekle esir edenlerin, uğurlanmak ise korkakların işidir. | s.96

                                                                                                    

günün bilgisimimar sinan dört padişah eskitmiştir.. bunlar; yavuz sultan selim, kanuni, II. selim ve III. murat'tır.
günün şarkısı: Dario Moreno - Her Akşam

?

Fotoğrafım
İstanbul, Tokat, Turkey
ben sezer; klasik uygulamalı, güdüsel bir hamle sonucu, anında dünyaya gelip, henüz olunmayan bir pratiğe zorunlu olarak itilmiş, nüfusa ilave bir insan..